Fikrimühim

20 Haziran 2007

 Fikri Muhim Logo

Tam olarak bir türlü anlayamadığım bir servis. Çok heyecan verici, hep üzerinde düşündüğüm türden bir şey. WOMM’un kilit noktalarından biri olan deneyim, fikrimuhim buraya vurgu yapıyor(MühimKampanyalar servisi için konuşuyorum). Süper, süper de aşağıdaki fikrimuhim.com‘dan alınmış metne bir bakalım:

“Ürünü deneyen FikriMühimler, edindikleri deneyimi başkalarıyla dürüstçe paylaşarak Ağızdan Ağıza Pazarlama aktivitesine başlarlar. FikriMühimler, gerçekleştirdikleri aktiviteleri MühimRapor olarak fikrimuhim.com’a sunar.”
link: MuhimKampanyalar

İşte anlamadığım nokta. WOMM reklamcı kaleminden yazılmış metinlerin tamamlayıcısı(bazen rakibi)  değil midir? Ağızdan Ağıza Pazarlama aktivitesine başlayan üyeler burada bir zorunluluk hissetmeyecekler mi? O zaman onlar küçük reklamcılar olmayacaklar mı? Bir de raporlar var ki, acaba burada servise kendisini sevdirmek isteyen kullanıcılar ile nasıl baş edilecek?

Aklıma takıldılar. Kullanıcıların özgür fikirleri bir şekilde teşvik ediliyor olmalı. Bu konuda detaylı bilgi almak için yarın telefon açacağım. Aynı zamanda web servisleri için sundukları fikirlerin detaylarını isteyeceğim. Devamını yazmak istiyorum…

Mynet ve Nokta neden açıklamıyor?

17 Haziran 2007

Kısa yazacağım ama önce Webrazzi’deki Yumiyum satışı ile ilgili habere ve altındaki yorumlara göz atmanızı istiyorum.

MyNet, YumiYum’u satın aldı! @ Webrazzi

Şimdi benim tahminim: Mynet Yumiyum’u proje geliştirme bedelinin ancak ve ancak çok az bir miktar üzerine satın almış olabilir. Kesin bir rakama ulaşmak istiyorsanız, yazılım geliştirmesi yapan web ajanslarından birine telefon açın ve Yumiyum’u anlatıp böyle bir proje yaptırmak istediğinizi söyleyin. Aldığınız fiyat teklifini de 1.5 ile çarpın. İşte benim fiyat tahminim budur. Bu durumda Mynet neden açıklama yapmıyor, yaptırmıyor?

- Çünkü bedel, servet sahibi olmayan normal bir insanın bile karşılayabileceği bir miktar.
– Çünkü bu pazar orta vadede karlı bir pazar olarak öngörülüyor ve Mynet( ve Nokta) bu pazarda kendisine rakip istemiyor. Düşünsenize o zaman herkes bir servis satın alır ve para kazanıp büyür. Sonra vay Mynet ve Nokta’nın haline.
– Çünkü söz konusu şirketler fiyatların artmasını istemiyorlar.

Tabi ki burada Mynet ve Nokta’nın yaptığı herhangi bir usulsüzlük yok. Ama şirketlerine güvenmemeleri sektörü ne kadar kötü etkiliyor biraz kafa yormak gerek. Şöyle bir yazı da okumuştuk, Mynet ve Nokta fiyat tekliflerine burun kıvıran şirketlerle pazarlık yapmayıp hemen masadan kalkıyorumuş. Çünkü aynı servisten en az bir tane daha var ve bu iki servisin iletişimleri yok. Diğeri fiyatı kabul edip servisi elden çıkartabiliyor.

Tüm servis geliştiricilerinin fikir paylaşması ve değerlerinin farkına varması gerek. Tamamen aynı olan servisler bile oturup değerlerini bir tartışsınlar. Fiyatlarını satın almacı şirketlerin hesaplarını göz önünde tutarak belirlesinler.
Yeni servisler planlayanlar, farklılığı ve kopya edilememe avantajını göz önünde bulundursunlar. Böylece katma değerin tadını çıkarabilirler.

İnternet girişimleri ve satın almalar

14 Haziran 2007

Mynet

Yumiyum

Taze haber var! Öğrendik ki Yumiyum Mynet tarafından satın alınmış. Servisin sahiplerini, geliştiricilerini tebrik ediyorum. Bu ilk satın alma değil web pazarında herkes az çok takip ediyordur zaten. Yalnız bu satın almalar konusunda bir kaç noktaya dikkat çekmek istiyorum.

Detayını bilmiyorum, yanılıyor olabilirim. Ama bu Yumiyum satışında kapıldığım hissi paylaşmalıyım.

Yumiyum bir del.icio.us klonu, ancak iki servisin farklı pazarlarının oranı dikkate alınsa bile yine de Yumiyum del.icio.us kadar ilgi göremedi. Bir sürü sebebi var bunun tabi ki: del.icio.us kullanmak daha eğlenceli çünkü oturmuş bir sistem ve içerik yoğunluğu yeni şeyler keşfetme şansı daha fazla; dünyanın bir çok ülkesinden kullanıcılar tarafından kullanılıyor bu da yerel bookmarklara ulaşma şansına sahibiz demek; yine en güncel yenilikler oradan gecikmesiz takip edilebiliyor… Bunların yanında Türkiye’de henüz alışkanlıklar arasına girmedi web uygulamalarını masaüstü yazılımlarına tercih etmek. Tarayıcıya bookmark eklemek daha kolay geliyor insanlara. Uzadı ama son bir önemli nokta: Henüz paylaşmanın keyfine varamadı Türkler.

Tüm bu nedenlerden dolayı, sanki Yumiyum sahipleri biraz hayal kırıklığına uğradılar ve heveslerini kaybettiler. İmkanlarının kısıtlı olmasını göz önünde bulundurdular ve teklif geldiğinde servisi hemen elden çıkardılar. Tahminim bu yönde. Bu tahminimi destekleyecen nokta da Yumiyum’um Türkiye’deki nispeten daha çok kullanılan, daha popüler rakiplerinin yerine Mynet’in satın alma tercihini Yumiyum’dan yana kullanması. Diyorum ki, Linkibol ve Bağcık sahipleri potansiyellerinin farkında olarak Mynet’e satışı için servisin gerçek bedelini talep ettiler. Mynet için de bu fiyat fazla geldi. Veya satış konusunda Mynet’le görüşmediler bile belki de.

Anlıyorum ki aynı konseptteki bu üç servisten ikisi (ucuza) satıştan yana değil de, servisin kendi özünde büyümesinden yana, çünkü hem kendilerinin hem de servislerinin potansiyelinin farkındalar.

Şuraya varalım. Oyyla pling kullanarak yapılmış, Guy Kawasaki Truemors geliştirilmesinde WordPress altyapısından faydalanmış. Yani hazır sistemler ile teknik anlamda basit uygulamaları geliştirmek artık saatler alıyor. Kaldı ki CGI’lar arasında en popüler olan PHP’nin öğrenilmesi de günler içinde başarılabilir. Sıradan bir kullanıcının web servisi oluşturup piyasaya sürmesi gayet kolay.

Zaten yenilik adına bir şey bulamadık bugüne kadar Türkiye’de. Klonlar var ve/veya sıradan fikirler üzerine uygulamalar var. Ortağı olduğum kafeindirim.com da gayet sıradan bir fikir, kabul ediyorum.

Ama önemli olan fikrin sıradanlığı veya klonlamak değil. Paul Graham der ki, kimsenin yeni fikir için düşünmesine gerek yok, internette halen başarılı olan o kadar kötü uygulamalar var ki, onlardan birinin fikrini seçin ve daha iyi uygulayın. Başarı kaçınılmaz olacaktır. O zaman potansiyeli açık olan bir servise gerektiği değeri kazandırmak, asıl çalışma alanımız olmalı. Ne yazık ki Türk girişimlerinde henüz böyle bir olgu gözlemleyemedim.Yeterli sermayeye sahip olmak belki elinizde değil ama fikrinize/servisinize güvenmek ve onun için heyecanlanmak tamamen elinizde.

Gayet basit bir amaç var diyelim: Para. Şu anda 3 kuruşa servisinizi satıp ardından tüh demek mi istersiniz, yoksa sabredip, çalışıp tüh dedirtmek mi.

Patlican ne getirecek/götürecek?

7 Haziran 2007

avea'nın müzik sayfasında, kendini müziğe adamış sanatçımız berksan

Yazmassam patlicam.

Önce kasadan ne kadar para götürdü/götürecek bir bakalım:

  • Tasarım rahatsız edici, çok renkli ve estetik değil. Trendlerden uzak. Bu eleştirilecek bir şey olmayabilirdi, eğer Avea trendleri takip eden gençler için trend olsun diye bir portal yapmamış olsaydı. Bu kötü iş için harcanan para kasadan çıktı.
  • Kötü program. Müzik bölümünde ‘Kimler geldi kimler geçti’ kısmında aşağı açılan menüden bir yıl seçin ve kahve içmeye çıkın, çünkü tüm sayfa tekrar yüklenecek. Bir sürü resim, metin hatta video olan bir sayfada şunun için asenkronize sorgu kullanılmaz mı? Var mı açıklaması. Gitti paralar.
  • Yüksek bant genişliği için yüksek sunucu masrafı. Bu kalem sürekli geçerli bir gider.
  • E-kolay, Gayet.Net ile yapılan içerik paylaşımı anlaşmalarına ne ödenmiştir kestiremiyorum. Ama emin olun daha iyi, kaliteli ve geniş hazır içeriğe Avea’nın harcamış olduğu paradan daha azına sahip olunabilir.
  • Gençlere tanıtım yapılacak. Avea başlamıştır SMS gönderilerine. Ama buradan yırtıyor. Bedava.
  • Billboardlarda afişler. Ne kadar yaygın, kaç şehirde veya İstanbul’da ise sadece, hangi ilçelerde kullanıldı bilemiyoruz. Tahmini olan varsa bildirsin. Ne kadardır yaklaşık bedeli bu afişlerin?
  • Konser organizasyonu. 5 şarkıcı/grup var sanırım konserde. Ses sistemi, mekan kirası, organizasyon için çalışacak insanlar… Hepsi para para para.
  • TV’de reklam görmedim, tahmin ediyorum olacaktır. TV reklamlarının yayını için para. Tüm basılı ve yayınlanacak reklamlar için ajansa tonla para.
  • Bu noktayı umarım gözden kaçırmamışlardır, heralde internette reklam yaparlar. İnternet reklamları için farklı bir ajansla çalışılır büyük ihtimalle. Bir kalem masraf daha.

Bunlara daha ekleriz, gün geçtikçe. Ama destekli atacağım, ilk etap yatırımının 500bin YTL civarında olduğunu düşünüyorum.

Şimdi gelelim tek maddelik ‘Patlican Avea’ya neler getirecek’ listemize:

  • Sadece pop içerik sahibi portal ziyaretçisi bir sürü pop genç. Yine destekli atalım, uzun dönemde yaklaşık 50bin kullanıcı. Pop genç nedir? Oradan oraya gezme potansiyeli yüksek, Turkcell yarı fiyatına konuşturursa hemen Turkcell’e ve onun sitesine yönlenecek gençler. Artık Avea bu gençlerle ne yapacağına kendisi karar verir.

İçerik sitesi, web projesi başlatmak yürütmek zordur. Oysa sponsorluk güzeldir ve nispeten kolaydır. Son bir tahmin yazı bitmeden: Avea Patlican yatırımını, çoktan kullanıcı kitlesine sahip olmuş, oturmuş ve daha geniş içerikli(nicelik değil de nitelik açısından) bir kaç web projesine farklı yöntemlerle yönlendirseydi, markasına daha bağımlı olacak 500 bin gence ulaşabilirdi. Üstelik bu gençlerin %70’i de rakip operatörü kullanan gençler olurdu. Doğru atışı yapsa kalbinden vuramaz mıydı Avea rakiplerini?

Patlican hakkında okuyalım:
http://www.webrazzi.com/2007/06/06/gencinsan-oldu-patlican/

MoMo sunumu ardından

4 Haziran 2007

MoMo

Harikaydı. Cem Bey’e tekrar tekrar teşekkür etmeliyim. Genel olarak ilgi çekti projemiz. Bir yorum kullanıcıların içerik girmesinin pek mantıklı olmadığı yönündeydi, barter konusunda bir öneri aldık, içerik moderasyonu konusunda tartışmalara girdik ve bir sürü de tebrik kabul ettik. Bizi boşverin, taze taze Outcubator Türkiye sunumu izledik. Yeni oluşumun yöneticisi Ümit’le hoş sohbetler ettik. Taaze’nin altyapısı konusunda tüyo alamadık:), mobigame sunumu ve gsm operatörleri hakkındaki tartışma çok eğlenceliydi. Natali hanım çok şekerdi, kahve içmeye bekliyoruz. Ve diğer herkese olumlu görüşleri, yeni projelere olumlu yaklaşımları, işbirliği için istekli olmaları ve destekleri için teşekkürü borç bilirim.

İki aylık bir ara varmış, böyle güzel bir akşamın ardından üzücü bir haberdi. Eylül’ü, yeni tanışmaları ve yeni projelerimiz üzerine yapacağımız konuşmaları heyecanla bekliyorum.

Kafeindirim MoMo’da

4 Haziran 2007

Mobile Monday Haziran bugün. Kafeindirim de sunulacak. İlk katılımda sunum yapmak heyecan verici. İlgiyi merak ediyorum. İzlenimler akşama.

Bir kaç saçmalık (sahtek…..)

25 Mayıs 2007

yatar yatmaz hacı yatar yatmaz hacıyatar yatmaz hacıyatar yatmaz hacı
– DirectIQ. Mailing yapan firma, aslında Young New Media içinde bir bölüm belki de. Bir müşterim için konuştum, teklif almak istedim. Dediler ki spam konusunda çok ciddiyiz, bize sağdan soldan toplanmış mail adreslerinin olduğu bir liste verirseniz yaptırımları vardır. Yok dedim eski bir proje ile alakalı yeni bir projesi hakkında, müşterim eski projesindeki üyelerine duyuru yapacak. Ha tamam dedi telefondaki beyefendi. Sonra da ekledi: Şöyle de yapabiliriz mesela, bizim eski alemler.com sitelerinden kalan 10binlerce üyemiz ve onların mail adresleri var elimizde, isterseniz size onları kullandıralım. Ben anladım ne demek istediğini, şuydu: Spam kötüdür, karşıyız; ama parasını verirseniz bir şeyler ayarlarız!

- SmartMessage diğer bir firma konuşulan. Onlara da soruldu. Spam’e düşüyor mu attığınız mailler? Biz bilemeyiz dediler. Garantisini vermiyoruz. Ama biz parasını veriyoruz di mi? E, ona da yapacak bir şeyleri yok artık.

- Toplu email atarlar, sonra da takip ettiklerini sanarlar. Bunun kesin çözümü var mıdır? Ajansından arıyorlar arkadaşımı, diyorlar ki yaptığımız email reklamını sadece 900 kişi okumuş. Nerden biliyorsun? Nasıl takip ediyorsun? İçine imaj mı koyuyosun track edebildiğin. Ya imajları açmazsa maili alan kişi. Okundu raporu mu istiyosun? Gmail, hotmail, yahoo gönderiyor mu okundu raporu? Söz konusu kocaman müşterini böyle saçmalıklarla uğraştırıyosun (Turkcell’dir bu arada söz konusu ajansın söz konusu müşterisi) .

- Aynı ajans, ablamın yönettiği site için (hatırı sayılır bir site) reklam pazarlıyor. Yine koyuyorlar kocaman bir müşterinin reklamını pageskin. Ama hitler düştü, site yenileniyor, ilgi azaldı. Arıyorlar ajanstan: CPM’in yarısını anca tükettik, diyorlar. E napalım ödeme almayız. Yok yok diyor genç bayan, sayfanıza bir javascript kodu koyun 5 saniyede bir refresh etsin sayfa. Artık dayanamıyorum, çüş diye patlatıyorum. Kimi kandırıyorsun genç bayan? Beni mi, müşterini mi, kendini mi?

İşte bunlar anlatsın size internette pazarlama ve reklamın nasıl saçma anlamsız kandırıkçı kullanıldığını, kullandırıldığını.

Kafeindirim

14 Mayıs 2007

Kafeindirim Anasayfa

Çok uzun sürdü planlaması ve uygulaması; ama sonunda 10 mayıs’ta launch ettik projeyi. Odaklandığımız nokta web kullanıcılarının birbirileri ile indirim ve kampanya haberlerini paylaşmaları. Amaç herkesin her an en güncel indirim haberlerine ulaşması değil mi, bunu insanların paylaşarak sağlamalarından başka yol yok. Küçük bir hoşluk da yaptık müstakbel kullanıcılarımıza, indirim haberi ekledikçe, haberleri inceledikçe, yorum yaptıkça kafein kazanıyorlar. Kafeinlerini de dükkanda alışveriş çekleri satın alarak harcayabiliyorlar.

Mini miniyiz henüz ama kısa sürede olgunlaşacağımızı düşünüyorum(düşünmekten ötesi var tabi) .

Sonra da reklamverenleri yalan ölçümlü banner tuzaklarından kurtarmak nasip olsun bize. Gerçek online reklam sektörü yeni doğuyor, hissedebilen var mı?

İncelemek için: http://www.kafeindirim.com

Kafeindirim Dükkan

Mobil Pazartesi

12 Ocak 2007

Bazı şeylerin farkında geç olmak çok huzursuz ediyor insanı. Mobil Pazartesi(Mobile Monday) diye bir buluşma söz konusuymuş. Şimdi okuyunca gördüm. Her ay tekrarlanıyormuş bu etkinlik ve sonuncusu IPTV ve Mobil TV üzerineymiş. Kaçırdğıma çok üzüldüm. Gerçi nasıl katılınıyor, kimler katılabiliyor onunla ilgili bir fikrim de yok henüz. Bir sonraki toplantı 6 Şubat Pazartesi.

Gömülü bir yazılımla, internetten indirilebilecek filmlerin ve böyle bir Tivo‘nun hayalini kurmuştuk zamanında Deniz’le. Hatta Çamlıca’da oturup neleri araştırmamız gerektiğinin listesini çıkarmıştık sayfalarca. Tivo’da bittorrent‘in standart olarak yüklü geleceğini duyunca çok sevinmiştim.

IPTV de çok heyecan verici bir şey ve bu konuyla ilgili bir şeyler tasarlamak planlarım arasında.

Mobil Pazartesi’ler takip edilesi. Kaçırmamak gerek.

teneke.com

10 Ocak 2007

SortiPreneur‘de okudum. Türkçe haber kaynaklarında arama yapılan bir servis: teneke.com. Google Api kullanılarak yapılmış. Önce gereksiz olduğunu düşündüm ama biraz kulandıktan sonra baya hoşuma gitti. Önce bir ‘Ricardinho’ araması yaptım, Erhan’ın sürekli bahsetmesinden aklımda kalmış olacak. Sonra da biraz daha geçmişten bir ‘Uzay Hepari’ araması çektim. Google altyapısı kullanıldığı için arama sonuçları çok başarılı gözüküyor. Ben daha çok eski mevzuları aramak için kullancam gibi gözüküyor.

Biraz daha kullanışlı ve Ajaxian bir ana sayfa ile çok hoş olacaktır. Teşekkür ederiz Emre Baran’a.

Güncelleme: Olmaz mı? aynı işi yapıyor, hatta bunun yanında bir kaç alanda daha arama yapmanızı sağlıyor. Alışveriş çok kullanışlı.


Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.